Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
Bu sözleri dinle Genel 

Zorluklarla Dolu Hayatta POZİTİF KALMAK İçin Bu Sözleri Dinle

Hayatın zorlukları bazen isyan ettirecek kadar boğucu ve bitap düşürecek kadar yorucu gelebilir. Bazen yataktan kalkmak ve tüm bu mücadeleye katılmak için yeterli motivasyonu bulamıyor olabilirsin. Tüm bu hayat yorgunluğu içinde yüreğinde olumlu duyguları yeşertip büyütmek gerçekten de o kadar zor mu? Şimdi seni bunun mümkün olabildiği farklı bir çerçeveden dünyaya bakmaya davet ediyorum.

 

  1. DUYGU KUTUPLARINI İYİ TANI VE NEGATİFİN YAPIŞMASINA İZİN VERME:

İki duygu kutbu arasında gidip geliriz. Olumlu ve olumsuz duygular. Bu iki genel kategori içindeki bu duygu hallerini iyi tanıdığında aslında tüm duyguların geçici doğasını da anlamış olursun. Hadi şimdi ilk olarak olumsuz duygulara bir bakalım. Neler geliyor ilk aklına? Kızgınlık, hayal kırıklığı, pişmanlık, çaresizlik, endişe…Liste daha da uzayabilir. Bu duyguların en büyük özelliği yapışmalarıdır. Negatif duygular zihne yapışır ve kolay kolay gitmek istemezler. Zihin yapışan duygularla ilgili çeşitli senaryolar ve düşünceler üretir. Kendini kızdığın birisine zihninde ona laf sokarken ve onunla kavga ederken yakaladığın oldu mu hiç? Zihindeki senaryodaki kişi sana cevap bile verir. Bu cevaplara da karşı senin oturtucu süper sözlerin vardır. Bu böyle gider. Bir bakmışsın 20 dakikadır zihnindeki öfkeli senaryoya kaptırmış gidiyorsun. İşte negatif duygulara böyle kaptırırsın kendini. Gerçekte olan bir olayı zihninde yüzlerce kez değişik senaryolarla yaşamaya devam edersin. Şimdi bir de olumlu duygulara bakalım. Neler geliyor aklına? Huzur, sevinç, zevk alma, tatmin, güvende hissetme…Burada da liste uzayabilir. Peki tüm duyguların ortak özelliği nedir? Uçucu ve hafif olmaları. Yaşadığın zaman dilimini unutturmaları. Sadece o anda kalmana neden olmaları. Olumlu duygular doğaları gereği çok güzel ama uçucu parfümler gibidir. Zihni küçük dokunuşlarla rahatlatıp geçen anların toplamı. Kederli ve öfkeli olduğun deneyimleri anlatırken anılar daha net gelir ama çok mutlu olduğun bir deneyimi anlatırken sadece silik bir fotoğraf karesi gelir aklına. Zihin olumsuz duyguyu evirip çevirdiği için hafızaya kazımakla meşguldür. Aynı şeyi olumlu duyguya yapmaz.

Şimdi gelelim bu bilgi ışığında zihni olumlu düşünmeye doğru nasıl yönlendirebilirsin? Ne zaman negatif bir duyguya kapılırsan durup onun bu özelliğini fark et. Sadece bir kere düşünmeye izin ver kendine. Evet, negatif düşünce ve duygudan kaçman yanlış. Zaten kaçamazsın ama zihne yapışmasını engelleyebilirsin. Zihin komutlara uyan bir makinedir aslında, unutma bunu. Sadece bir kere bu negatif olayı düşünmeye iznim var. Derinlemesine düşüneceğim ama bir daha buna geri dönmeyeceğim. Bu sözü kendine ver ve iradeni bir daha aynı olayı düşünmemeye veya duygu halini hissetmemeye odakla. Diyelim ki sana birisi hakaret etti. Kızdın, öfkelendin, içerledin. Tamam, tüm bu duyguları sonuna kadar hisset. Zihninde o insana kız, onunla yüzleş, ona hatalarını anlat, sinirlen ve sonra zihnindeki senaryoyu şöyle bitir: Şimdi sana ve bu olaya dair tüm öfkemi ve olumsuz duyguları bırakıyorum. Artık bu olaydan ve duygulardan özgürüm. Zihnine tekrar bu kişi ve olayla ilgili bir düşünce geldiğinde aynı bu cümleyi tekrarla. “Seninle ve bu olayla ilgili tüm olumsuz duyguları bırakıyorum. Artık bu olaydan ve olumsuz duygulardan özgürüm.” Sonra hemen zihnini başka bir şeyle meşgul et. Herhangi bir iş veya eylem, örneğin bulmaca çözme, oyun oynama, yemek yapma, zihnini başka şeye yönlendirmeye yetecektir.

 

  1. NEGATİF DÜŞÜNCE REJİMİ YAP:

Her yerde kilo vermek üzerine rejim haberleri okumaya alışığız. Peki ya zihin de rejim yapabilir desem? Negatif düşünce rejimi yapan zihin zayıflamaz; tam aksine güçlenir ve hep alışık olduğu sinirsel bağlantıların dışına çıkmaya başlar. Zihnimiz gün boyu sürekli olumsuz duygular yaratacak haberlerin bombardımanı altında. Sabahın ilk saatlerinden başlayarak sürekli felaket haberleri okuyoruz; duyuyoruz ve izliyoruz. Dikkatin olumsuz olana odaklanması çok daha kolay olduğu için olumlu haberlerin reyting değeri düşüktür. Bunun sonucunda dikkatimizi verdiğimiz haberlerin çok büyük bir oranda olumsuz olduğunu ve yine bundan yola çıkarak bizde uyandırdığı duyguların da olumsuz olduğunu görüyoruz. Üstelik kendi hayatında da çevrende bu durum günlük konuşmalara yansıyor. Çevrendeki insanların da büyük çoğunluğu dertlerini, sıkıntılarını ve olumsuz duygularını aktarıyor. Seninle iletişim kuran insanların duygu tonuna dikkat et. Tabi ki dertler paylaşılır ama tek odak noktası bu olmuşsa o kişiyle olan ilişkinde de aksayan bir şeyler var demektir. Sen de sadece olumsuz konuşmaya başlamışsan işte dediğim negatif düşünce rejiminin zamanı gelmiş demektir. Bu rejimi yapmaya karar verdiğinde ilk yapman gereken şey okuduğun, sosyal medyada izlediğin, takip ettiğin tüm haber alma kanallarını elden geçirmek. Rejim boyunca hayatın gerçekliğinden bir süreliğine kopmak pahasına bunları okumaman veya takip etmemen gerekiyor. İşte bu aşamada bunların yerine geçecek haber kanalları koyman lazım. Benim tavsiyem olumlu düşünmeyi harekete geçirecek kitaplar okuman veya kişisel gelişim üzerine yayınları takip etmen. Bu konudaki seçiciliğinin zaman içinde sende büyük değişimlere yol açacağını göreceksin. Rejimin ikini ve en önemli kolu ise insanlarla kurduğun iletişimle alakalı. Burada atacağın adımlar ilk başlarda tepki alabilir veya sana zor gelebilir. Negatif konuşan kişilerden bilinçli bir şekilde uzak durman veya mecburen iletişim halindeysen sana yansıttıkları duygu tonuna girmeden, empati kurmadan dinlemen gerekiyor. Mümkünse hiçbir söylenene yorum yapmadan, yapman gerekiyorsa kısa ve olumlu küçük ifadelerle geçiştirmen lazım. Genellikle başka bahaneler üreterek ve bazen beyaz yalanlar söyleyerek konuşmayı en kısa halinde tutup uzaklaşman en doğrusu. İlk zamanlar tepki alabilir; çok değiştiğin veya ukalalaştığınla ilgili yorumlarla karşılaşabilirsin. Bunlar da negatif yorumlar olduğu için mümkün olduğunca tepki vermeden kabul halindeymiş gibi görünmen en doğrusu. Söz uzadıkça duygu tonun negatifleşebilir. Buna dikkat ederek davranman gerekiyor. Genellikle negatif düşünce rejimleri dönemleri yalnızlık ve içe kapanma dönemleridir. Bunun elbette böyle olması şart değil. Günlük işlerine ve hayatına olduğu gibi devam edebilirsin ama zihni arındırmak çoğu zaman kalabalıkların uğultusundan uzaklaşmayı gerektirir.

 

  1. İÇ SESİNE POZİTİF OLMAYI ÖĞRET:

Çocukluğundan beri tüm şartlanmışlıkların ve inanç yapılarının bir karışımı olan iç sesin gün boyu her konu hakkında geveze bir şekilde konuşur. Geveze iç ses çoğunlukla seni olumsuz yönde motive eder ve bazen o kadar güçlenir ki günlük hayatındaki konuşmalarına sert sözler, hakaretler, küfürler olarak yansır. Diline hakim olmak sanıldığı kadar kolay değildir ama imkansız da değildir. Dil de alışkanlıklarının esiridir. Örneğin bir kelime veya söz grubunu günlük dilinde 5 kez tekrarla. Ertesi gün 6 kez tekrarla. Üçüncü gün farkında olmadan o kelimeyi her cümlenin başında veya sonunda kullanmaya başladığını göreceksin. Günümüzde bu tip olumsuz kelime gruplarından en sevileni amk’dır. Cümlelerin sonuna nokta yerine konan veya sözün havalı bir şekilde bitirilmesine yol açtığı düşünülen bu kısaltma dile yerleşmiş halde. Oysa yarattığı duygu tonu inanılmaz derecede olumsuz. Zihne yapışan negatif düşünce aynı şekilde dile de yapışır. İlk önce iç ses olarak ortaya çıkar; sonra gittikçe güçlenir ve günlük ifadelerine de yansır. Olumlu ruh halini iç sesine ve diline yansıtamadığın sürece ilerleme kat edemezsin. Bu yüzden iç sesine pozitif olmayı öğretmen lazım. Bunun en etkili yolu olumlama veya pozitif telkin yapmaktır. Olumlama cümleleri şimdiki zaman içinde kurulur ve isteklerini şu anda olmuşcasına ifade eder. Örneğin “Yaşamımda attığım doğru adımlar beni her geçen gün hedefime yaklaştırıyor.” Ağzında çıkan bu tarz cümlelere inanç veya duygu katmana bile gerek olmaması sana garip gelebilir. Evet, inanman veya iyi hissetmen gerekmiyor. Zaten ilk zamanlar bu telkin cümleleri sana gerçek dışı, saçma veya en hafif haliyle boş gelir. Sende bir duygu uyandırmaz. Yine de etkilidir. Bunun nedeni zihin tekrarlar yaparak yeni düşünce şeklini öğrenmektedir ama bu sırada eski düşünce kalıplarının saldırısı altındadır. Eski düşünce kalıpları bu yeni hali saçma ve anlamsız bulur. Sen yine de devam edersen bir müddet sonra bu durum değişmeye başlar. Kendine şu ana kadar sana hiçbir yerde öğretilmeyen bir şeyi tekrar yoluyla öğretmeye başlarsın: olumlu sözlerle kendini ifade etme ve olumlu sözlerle içinde bulduğun anı kucaklama. İçteki sesin duygu tonu zamanla değişmeye başlar. Eski kalıpların etkisi sönmeye başlar. İşte tam bu anda günlük konuşma dilinde de güzel sözler ağzından dökülmeye başlar. Hiç zorlanmadan ve planlamadan olur bu. Çevrene olumlu bir enerji yaymaya başlarsın. Bu aşamada olumlu geri dönüşler alırsın ve niyetlerinin hayatını dönüştürmeye başladığını fark edersin. İşte bu POZİTİF OLMANIN ERDEMİNİ yaşamaktır.

Yazan ve Videoyu Seslendiren: Didem Çiloğlu

İlginizi Çekecek İçerikler

Yorum Yaz