Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
Ruhsal farkındalık 

FARKINDALIK Çalışmasıyla OLUMSUZ DUYGULARI Çözümleyin



Hayatımızı ciddi anlamda değiştirecek bir yol ayrımına gelince neredeyse hepimizin  içinde alarm zilleri çalmaya başlar. Ziller bilinçaltının güvenlikten sorumlu kısmı tarafından çalımaktadır. Çünkü önümüzde büyük bir değişim potansiyeli vardır ve bilinçaltı için her değişim, içinde bulunduğumuz güvenlik duvarının yıkılması anlamına gelir. Kuşkusuz yeni duruma adapte olduğumuzda güvenlik duvarı, yani konfor alanımız yeniden biçimlenecektir ama bu süre zarfında kendimizi güvensiz hissedebiliriz. Peki ya mücadeleyi hepten göze alamazsak ne olur?

Bizi güvende tutmaya çalışan bilinçaltı parçamız, eğer yönetimi ona verirsek, yeni deneyimler yaşamamıza dolayısıyla gelişmemize mani olabilir. Bu durumda fikir ve eylemlerimiz onun bize dikte ettikleri olur. Bu fikir ve eylemler kişiden kişiye göre farklılık gösterse de ardında yatan tema hep aynıdır ve kulağımıza şunu fısıldar.  “Yeni bir atılımda bulunursan başına kötü şeyler gelebilir. Bu nedenle bekle, mevcut düzenini koru.”



BİLİNMEYENLE BARIŞMAK

Temelinde korku ve güvenlik endişesi taşıyan fikirler hayatta yeni atılımlar yapmaya niyetlendiğimiz anlarda bize kendilerini hatırlatır. Güvenlik yoksunluğu en kötü hissettiren duygulardan biridir. Bu nedenle harekete geçmekten korkmak son derece anlaşılabilir bir durumdur. Ne var ki buna kaptırmak ve hep en güvenli yolu seçmek yaşanmamışlıklarla dolu, tatmin edici olmaktan son derece uzak bir ömür anlamına gelir.

Güvenlik duygumuzun ardında bilinmeyene olan tavrımız yatar. Bilinçaltı ihtimalleri hesaplayabilen bir mekanizma değildir. Ona göre bilinen güvenlidir. Bilinmeyen güvensizdir ve arası yoktur. Bilinmeyen bir durumdan iyi sonuç çıkma ihtimalini görmek bilinçli zihnin işidir. Bu nedenle hayatta ciddi bir yol ayrımına geldiğimizde kendimizi otomatikman korkulu bir halde buluyorsak bilinmeyenle barışma zamanımız gelmiş demektir. Bilinmeyeni olumsuzluklarla ilişkilendiren bilinçaltı parçamızın farkında olarak onu dönüştürebiliriz. Olumsuz duyguları dönüştüren farkındalık yöntemine birazdan detaylıca değineceğiz.

Bilinçaltı çalışmaları bilinçli düşüncelerle desteklendiğinde çok daha güçlü olur. Örneğin bilinmeyenin her zaman olumsuzluklar içermediğini ve büyümek için yeniliklere temas etmemiz gerektiği kendimize hatırlatabiliriz. Bu sırada, bir zamanlar hayatımızda olmayan ama şimdi asla vazgeçemeyeceğimiz güzelliklerden destek alabiliriz. Bir cesaretle girişilen yeni iş, okuldaki bir arkadaşken sevgiliye ve sonra eşe dönüşen kişi bunun örnekleridir. Bir zamanın bilinmezleri şimdi hayatımıza bereket, neşe ve sıcaklık getirmişlerdir. Nihayetinde şu hakikat ile barıştığımızda korkularımızdan kurtuluruz: Gerçek büyüme daima bilinmeyene doğrudur. Risk ne olursa olsun civciv kabuğunu kırıp bilinmeyen bir dünyaya çıkmalıdır.



FARKINDALIKTA KALMAYA ALIŞMAK

Bilinmeyene duyulan korku bilinçaltının önümüze çıkarabileceği engellerden sadece biridir. Farkındalık yöntemiyle bunun gibi pek çok olumsuz duyguyu çözümleyebiliriz.

Öncelikle üzerimize olumsuz bir duygu geldiğinde durup o duyguyu tarafsız, nötr bir bakış açısıyla incelememiz gerekir. Duyguyu nazik ama dikkatli bir şekilde izleriz. Bu sırada kendimizi veya başkalarını yargılamayız. Buna benzer bir olumsuz düşünceler silsilesine kaptırıyorsak bunun farkına varır ve dururuz. Dargınlık, kızgınlık, utanç veya pişmanlık hisleri üzerimizde iken sadece farkında oluruz. Tüm bu duygular bize bir nedenden dolayı gelmiştir ve hepsinin bir hikayesi vardır. Onları bir kenara itmek yerine hikayelerini dinlemek için farkındalık içinde durarak onlara söz hakkı veririz.

Olumsuz bir duygu bize sesini duyurmak isteyen arkadaş gibidir. Derdini dinlemediğimizde bize küser ve protesto eder. Bu nedenle onlarla kurduğumuz ilişkiler de aynı bir arkadaşımızla aramızdaki ilişki gibi olmalıdır. Böyle yaptığımızda bu duyguların eskisi kadar huzurumuzu kaçırmadığını görürüz. Olumsuz duygu tamamen silinmese de aramızdaki ilişki değişmiştir. Onu tanımaya devam ederiz ama dengemizi bozma gücünü elinden alırız.

Farkındalık tekniğiyle duygularımızla barışmayı öğrendikçe artık olumsuz etkilere çok kaptırmadan yaşamaya başlarız. Duygularımızın kontrolü elimizde iken çok daha mutlu ve verimli bir hayat süreriz.

 



Faydalanılan kaynaklar:

(http://fivechanges.com/nlp-meta-states/)

Yazan: Cem Çiloğlu

Seslendiren: Didem Çiloğlu

İlginizi Çekecek İçerikler

Yorum Yaz